Gebelikte dörlü test (Quadruple test)

DÖRTLÜ TARAMA TESTİ NEDİR?
GEBELİKTE (HAMİLELİKTE) DÖRTLÜ TEST NEDİR?
Gebelikte dörlü test (Quadruple test)  üçlü test ile tamamen aynı amaçla yapılan bir testtir ancak üçlü teste göre başarısı daha yüksektir. Dörtlü testte down sendromlu bebek tespit etme oranı %80’dir. Üçlü testte anneden alınan kanda değerlendirilen  B-hCG ve serbest estriol (uE3) ve AFP düzeylerine ek olarak dörtlü testte İnhibin-A düzeyinin de formüle katılması testin başarısını yükseltmektedir. Bu dört maddenin anne kanında ölçülmesinden dolayı adı dörtlü testtir, aynen ikili ve üçlü testte olduğu gibi. Anneden aynen normal kan tahlillerinde olduğu gibi az miktarda kan alınaran dörtlü tarama testi değerlendirmesi yapılır.

Trizomi 21 ve 18 zeka geriliği, kalp anomalileri ve diğer organ anomalileri olan hastalıklardır. Bu testlere zeka testi denmesinin nedeni de budur, dörtlü test bebeğin zeka düzeyini ölçen bir test değildir.

İlk trimesterde 11-14 haftalar arasında tarama testlerini yani ikili test, kombine test ve NT ölçümlerini yaptırmayanlar, zamanını kaçıranlar için sonradan önerilebilecek en iyi test dörtlü testtir.

Dörtlü test sonucuna göre risk belirleme:
Dörtlü testte aynen üçlü testte olduğu gibi Down sednromu (trizomi 21), Edwards sendromu (trizomi 18) ve nöral tüp defekti anomalilerinin risk araştırması yapılır. Detaylı bilgi için üçlü test yazısına bakabilirsiniz. Tek farkı burada tespit etme başarısı daha yüksektir. Aynen ikili test ve üçlü test gibi dörtlü test de bebekte kesin olarak hastalık varlığını göstermez, sadece bebekte bu kromozomal anomalilerin bulunma riskinin normalden yüksek olduğunu gösterir ancak bu yüksek riske rağmen bebeğin tamamen normal olma ihtimali de vardır. Bu nedenle kesin tanı için CVS ve amniosentez gibi yöntemler uygulanır.
35 yaş üzerindeki gebelere risk fazla olduğu için “genellikle” dörtlü test yapılmasına gerek duyulmadan direkt olarak amniosentez önerilir.

Aşırı sıvı kaybı ve genel durum bozukluğu, uzun süre çok yüksek ateş gibi

Gebelik ve bebek üzerine etkileri:
Aşırı sıvı kaybı ve genel durum bozukluğu, uzun süre çok yüksek ateş gibi belirtiler olmadıkça gebelikte bebek üzerinde olumsuz etki yapması beklenemez. Ancak annenin tedavisiyle beraber eya sonrasında bebeğin de kontrolü gereklidir.

Tedavi:
Tedavisinde sıklıkla hiçbirşey yapılmasa bile kısa sürede toksin (zehir) atıldıkça düzelme görülür ancak besin zehirlenmesi şüphesi varlığında hamilelik olsa da olmasa da hemen doktora başvurmak gerekir. İshal ve kusma ile kaybedilen sıvılar ağızdan ve serum yoluyla verilir. Bazı besin zehirlenmelerinde antibiyotik tedavisi de gerekir. Çok nadiren mide yıkaması yapılır, her zaman gerekmez.

Besin zehirlenmesinden korunmak için:
Hamilelerin ve hamile olmayanların besin zehirlenmelerinden korunmak için her zaman dikkat etmesi gereken kurallar: El temizliğine  çok dikak etmek gerekir. Pastörize edilmemiş süt asla tüketilmemelidir. Çiğ ve iyi pişmemiş etlerden uzak durmak gerekir. dondurulmuş etler pişirilmeden önce iyiçe çözülmesi beklenmelidir ve çözülmüş yiyecekler tekrar dondurulmamalıdır. Son kullanma tarihlerine dikkat edilmelidir, 1-2 gün bile geçse tüketilmemelidir. Meyve ve sebzeler bol su ile yıkanarak tüketilmelidir.

Besin zehirlenmesine en çok neden olan bakteriler salmonella, clostridium

GEBELİKTE BESİN (GIDA) ZEHİRLENMESİ
HAMİLELİKTE BESİN ZEHİRLENMELERİ
Besin zehirlenmesi bazi bakterilerle ve bunların ürettikleri toksinlerle kontamine olmuş yiyeceklerin tüketilmesi sonucu oluşan bulanyı, kusma, baş dönmesi, karın ağrısı, ishal tablosudur. (Halk arasında mide üşümesi de denir.) Bazen ateş de eşlik edebilir, karında kramplar olabilir. Zehirlenmeye neden olan besinlerin tüketilmesinden 1-2 saat sonra olabileceği gibi en geç 1-2 gün içerisinde bu şikayetler başlar. Aynı besini beraber tükettikleri halde bazı kişilerde besin zehirlenmesi oluşurken bazı kişilerde oluşmayabilir. Özellikle yaz aylarında besinlerin taze olarak korunması ve saklanması zor olduğu için yaz aylarında sık görülür. Toplu yemek verilen otellerde ve tatil köylerinde olabilir. Süt, yoğurt, sütlü tatlılar, kremalı yiyecekler, pasta, et, tavuk, mayonezli yiyecekler, deniz ürünleri besin zehirlenemesine en çok neden olan ve dikkat edilmesi gereken yiyeceklerdir. Bozulduğundan şüphe ettiğiniz herhangi bir besini tadına bile bakmadan atmalısınız, tadına bakacak kadar az miktarda besin bile zehirlenmeye neden olabilir. Bakteriler gözle görülmediği için normal görünüşlü bir besinde bile çok sayıda bakteri ve toksin bulunabilir.

Besin zehirlenmesine en çok neden olan bakteriler salmonella, clostridium perfringens, esherichia coli, listeria monocytogenes (listerya enfeksiyonu) ve shigella bakterileridir. Salmonella özellikle çiğ veya iyi pişmemiş pastörize dilmemiş sütte, tavuk, yumurtada bulunur. Bu nedenle gebelikte asla pastörize edilmemiş süt kullanılmaması gerekir. Clostridium Perfringens isimli bakteri toprakta, insan ve hayvanların sindirim sistemlerinde ve dışkı ile kirlenmiş
sularda bulunur, çiğ etlerde bulunur.